Katran ve ateşin renkleri: Yusuf Akyol tabloları
Haber
24 Ağustos 2021 - Salı 19:32
 
Katran ve ateşin renkleri: Yusuf Akyol tabloları
Lübnan’a “rızık kovalama hikâyesi” sonucu göç eden Mardin’li bir baba ile Beyrut’lu bir annenin oğlu olan Yusuf Akyol, iç savaşın başlamasından sonra ailenin tekrar Türkiye’ye göç etmesinin ardından 1981’de Batman’da doğdu. Kütahya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde lisans eğitimini tamamladıktan sonra Bandırma’da “Masiva” (Tanrı dışında her şey) adlı atölyesini kurdu.
Kültür Sanat Haberi
Katran ve ateşin renkleri: Yusuf Akyol tabloları

FERSUDE – Mehmet Ekrem ERGÜL

 

2020 yılında başladığı ana malzemesi katran olan karanlık tablolardan önce önceki çalışmalarında genellikle iki ikona/objenin yer aldığı çalışmalar yaptı. Buzul ve Kâbe, Puşu ve haç, Bayrak ve suret vd.  

 

Otoportre

 

İlk sergisini 2017 de Bandırma’da yaptı. Altı parça enstalasyondan oluşan ve “Hiçbir şeyin öznesi olmak” adını taşıyan sergide insanın tarihsel ve varoluşsal çelişkilerini ikonalar kullanarak ifade etmeye çalıştı.

 

Hacc yolu

 

“İkonalar, bir düşüncenin saklı olduğu sembollerdir ve düşünceyi bozulmadan, keşfe açık bir şekilde geleceğe taşırlar. Ben bu sembolleri günümüz dünyasının varoluşsal çelişkilerini gözeterek yan yana getirdim ve/ya eklemledim. Bu sayede sembollerin taşıdığı bilgiyi başka semboller eklemleyerek anlaşılmasını kolaylaştırmaya çalıştım. Kurulan köprü ile  semboller arasındaki zıtlıklar ve yakınlıklar izleyiciyi düşünmeye zorladı” diyen Akyol, Bandırma’da geçirilen birkaç yıldan sonra İstanbul’a taşındı ve resim çalışmalarına burada devam etti. Burada bir süre klasik resim çalıştıktan sonra çevre kirliliği, atık malzemeler ve kentin betonlaşması gibi güncel temalardan esinlendi. Akyol, zamanla evren, mitoslar, yaratılış, oluşum ve dönüşüm süreçlerini çalışmalarının öznesi haline getirmeye başladı. Çalışmalarında, plastik, poliüretan, katran gibi yapı malzemelerini kullanması da bu döneme denk geldi.

 

Tablolarında kullanmaya başladığı bu yeni malzemelerin keşfinden sonra tekrar Bandırma’ya dönen Akyol, çalışmalarına burada devam ettiriyor.

Yusuf AKYOL

 

Klasik bir tablo boya ve fırçanın eseriyken Yusuf Akyol'un tablolarında fırça hiç kullanımamakta, boyalar da kısmi olarak yer bulmaktadır. Tablolar, rengini katran ve ateşten alır.

 

“Katran, bir yönüyle bizi, insanoğlunu ve beraber yaşadığımız dünya dolusu canlıyı besleyen, büyüten, barındıran doğayı akıl almaz biçimde katledişimizi simgeliyor.”

Rezonans

 

2020 yılında katran kullanarak yaptığı çalışmalar uzun yıllar yaptığı denemeler/deneylerin ardından elde ettiği bir plastik güce dönüşmesinin sonucu. Çalışmalarında görünenin ardında yatan başka gerçekliklerin arayışını görebilirsiniz.

 

“Tek bir hareket ile günümüz dünyasının manzarasını yaptığımı söyleyebilirim. Ortaya koyduğum bu manzara bir son’u imler. Karanlık, kaotik ve biçimsizdir fakat aynı anda bu karanlık kaotik yeryüzünden zamana ve mekâna ait olmayan kuvvetlerin doğduğunu görürsünüz. Bu anlamda çalışmalarım bir yıkımı gösterirken, yeryüzünü yeniden kuran değerleri de anlatır. Tıpkı varlığı balçıktan şekillendiren ve ona nefesi ile can veren tanrının hikâyesi gibi.”

 

Akış

 

Tabloların isimleri Özellikle İslam Mitolojisi olarak adlandırabileceğimiz sembollerin, hikâyelerin izini sürüyor. Dört meleğin isimlerinde olduğu gibi.

“Ben Ortadoğuluyum ve katran, petrol ve zift Ortadoğu’nun hikâyesidir. “Katran yeryüzünün pasıdır.” Bence yeryüzü bir bataklıktır. Bu bataklıkta batan gemide yapabileceğim tek şey sanattır. Sanat benim dua etme biçimimdir. Çalışmalarda yeryüzünün meleklerinin isimlerini kullanmamın nedeni de budur.”

Cebrail

 

Diğer alanlarda olduğu gibi görsel sanatlarda da yenilik başarının anahtarı olagelmiştir. Yusuf Akyol’un tablolarını katran ve ateşten yapması bir keşif şüphesiz. Bu “yeni keşfin” 21. yy. sanat alanında  karşılığının ne olacağına dair düşüncelerini şöyle ifade ediyor Akyol.

 

“Bu muhteşem bir yüzyıl. Bu yüzyılda sanattaki gelişmeler, ortaçağdan bu yana izlenen sanat düşüncesini de değiştirebilecek güçtedir. Sanat ve sanat tarihi yazımı başka bir perspektif keşfedebilir.”  

 

Schopenhauer, Güzelin Metafiziği’nde bir şaheserin etkisi ona bakan zihnin kapasitesine bağlı olarak değişecektir,” der. Akyol’un görünür olmamasının sebebi, bu şaheserleri görecek göz ile henüz karşılaşmamış olması.

Su ve Toprak

 

Akyol’un çalışmaları bir çerçeveye sığmayan, çerçevenin içinden taşan, dizginlenemeyen çalışmalar. Sanki tablonun çerçevesi, çerçevelediğini zapt u rapt altına alıyor. Çerçeve olmazsa içindeki dışarıya, evrenin geri kalanına doğru yayılacak.

 

Akyol’un tablolarını kasvetli bir düşlemin cazibesiyle seyredebilirsiniz.

 

Yusuf AKYOL (@masiva_art) • Instagram fotoğrafları ve videoları

 

 

Kaynak: Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı