'Evlerine dönemeyenler' Roza Barakat: Bir Ezidi kadının hikayesi
Haber
16 Şubat 2022 - Çarşamba 13:50
 
'Evlerine dönemeyenler' Roza Barakat: Bir Ezidi kadının hikayesi
Roza Barakat, IŞİD tarafından esir alındığında 11 yaşındaydı. 13 yaşında anne oldu. Onun hikayesi eve dönmekten korkan birçok Ezidi kadının hikayesidir.
Yaşam Haberi
'Evlerine dönemeyenler' Roza Barakat: Bir Ezidi kadının hikayesi

FERSUDE - Roza Barakat'ın işkencecileri yenildi, ancak yaşadığı dehşet hala onu esir tutuyor.

 

IŞİD 2014'teki acımasız saldırılarında Kuzey Irak’ı ele geçirdiğinde esir alınan binlerce Ezidi kadın ve kızla birlikte yakalanıp köleleştirildiğinde 11 yaşındaydı.

 

Ezidi azınlığın enklavı olan Sincar kasabasında ailesinden koparılıp, Suriye'ye götürüldü, birçok kez satıldı ve defalarca tecavüze uğradı. Şimdi, 18 yaşında, anadili olan Kürtçe’nin Kurmanci lehçesini çok az konuşuyor.

 

2019'da IŞİD yenildiğinde Barakat kargaşada saklanmayı tercih etti. IŞİD savaşçıları tutuklanırken, eşleri ve çocukları gözaltı kamplarına konuldu. Barakat özgürdü ama eve gidemedi.

 

The Associated Press'e Arapça konuşan kadın, uzun koyu saç örgüsünün uçlarıyla gergin bir şekilde oynarken, "Topluluğumla nasıl yüzleşeceğimi bilmiyorum." dedi.

 

Yıllarca ona, IŞİD esirleri geri dönerse toplulukları tarafından asla kabul edilmeyecekleri söylendi. "Onlara inandım", dedi.

 

Ezidi ve Suriyeli Kürt yetkililer tarafından doğrulanan Barakat'ın hikâyesi, IŞİD'in acımasız yönetimi altında reşit olan birçok Ezidi kadının karşılaştığı karmaşık gerçeklere açılan bir pencere. Travma geçirmiş ve kaybolmuş birçok kişi, geçmişle yüzleşmek için mücadele ederken, Ezidi toplumu bunları kabul etme konusunda anlaşmazlık yaşıyor.

 

Suriye'nin kuzeydoğusundaki Yezidi örgütlerin çatı örgütü Ezidi Evi Eş Başkanı Faruk Tuzu, "12 yaşında tecavüze uğrayan, 13 yaşında doğum yapan bir çocuktan ne bekliyorsunuz?" "O kadar çok şok ve suistimalden sonra artık hiçbir şeye inanmıyorlar, hiçbir yere ait değiller."

 

Barakat, Ezidi kadınların köleleştirilmesinde kilit rol oynadığına inanılan IŞİD lideri Kureyşi’nin ABD'nin Suriye'nin kuzeybatısındaki bir baskında öldürülmesinden sadece birkaç gün sonra Tuzu'nun grubu tarafından kullanılan güvenli bir evde AP'ye konuştu.

 

Roza Barakat Foto: AP

 

IŞİD liderinin ölümü için “Bir şey fark etmez” dedi.

 

IŞİD ilk olarak Barakat'ı babasından daha yaşlı bir adam olan Tal Afar'dan bir Iraklıya sattı. Adamın "Karısına nasıl anne dedirttirdiğini" anlatırken ürperiyor. Birkaç ay sonra başka bir adama satıldı.

 

Sonunda, onu kaçıranlar ona bir seçenek sundular: İslam'a geçip bir IŞİD’li ile evlen ya da tekrar satıl. Satılmamak için din değiştirdi. Onun için seçtikleri bir Lübnanlı ile evlendi, IŞİD militanları için yiyecek ve ekipman getiren bir adamla.

 

"O çoğundan daha iyiydi," dedi. 13 yaşındayken Hoodh adında bir erkek çocuk doğurdu. Militanların kendi ilan ettikleri "halifeliğin" zirvesinde, IŞİD 'in başkenti Rakka kentinde yaşadı.

 

Bir keresinde, kocasına tıpkı kendisi gibi götürülen ablalarına ne olduğunu öğrenmesi için yalvardı. Ailesinin hala hayatta olduğuna dair bütün umudunu kaybetmişti.

 

Birkaç hafta sonra, kız kardeşlerinden birini buldu. Rakka'da Ezidi kızların satıldığı köle pazarında çekilmiş bir fotoğrafını gördüğünü söylüyor.

 

"Ne kadar farklı görünüyor" diye düşündüğünü hatırlıyor Barakat.

 

2019'un başlarında, IŞİD yönetimi çökerken, Barakat kocasıyla birlikte önce Suriye'nin doğusundaki Deyrezzor kentine, ardından da IŞİD'in son kalesi haline gelen Bahuz kasabasına kaçtı. ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri Bahuz'u kuşatırken, kadın ve çocuklara güvenli bir geçit teklif edildi.

 

Bu noktada, Barakat öne çıkıp kendini bir Ezidi olarak tanıtabilirdi ama bunun yerine oğlu Hoodh'ı kollarına aldı ve diğer IŞİD eşleriyle birlikte kasabadan çıktı.

 

Tuzu, bugün 2 bin 800'den fazla Yezidi kadın ve çocuğun hala kayıp olduğunu söylüyor. “Bazıları Ezidi toplumuyla bütün ilişkilerini kesti ve yeni hayatlar kuruyorlar, geri dönerlerse öldürüleceklerine inanıyorlar. Diğerleri, IŞİD üyelerinden olan çocuklarından ayrı kalmaktan korkuyor.”

 

Irak'ın Ezidi cemaati, Sincar'a dönen kadınları geri dönme şartı olarak çocuklarını vermeye zorladı. Birçoğuna çocuklarının Suriyeli Kürt aileler tarafından evlat edinileceği söylense de, düzinelercesi Suriye’nin kuzeydoğusundaki bir yetimhanede kalıyor.

 

Çocukların akıbeti, Ezidi cemaati içinde devam eden bir tartışmanın merkezinde yer alıyor. 2019 yılında, Ezidiler arasındaki en yüksek otorite olan Ezidi Ruhani Konseyi üyeleri, IŞİD zulmünden kurtulan tüm Ezidileri kabul etmeye çağırdı. Günler sonra konsey, IŞİD’lilerin tecavüzünden doğan çocukların hariç tutulduğu kararı açıkladı.

 

Tuzu, "Bu bizim hatamız ve çocukların anneleriyle kalmasına izin vermediğimizin farkındayız." dedi.

 

Roza Barakat Foto: AP

 

Yetkili, bazı Ezidi kadınların hala, çoğunluğu IŞİD üyelerinin eşleri, dulları ve çocukları olmak üzere on binlerce kadın ve çocuğun tutulduğu El Hol kampında olduğunu doğruluyor.

 

Kayıp Ezidilerin çoğu Suriye ve Türkiye'ye dağılmış, diğerleri ise Suriye'nin Halep kentinde ve Deyrezzor'da yaşamlarını gizli bir şekilde sürdürmekte. Tuzu, çoğunluğun El Kaide'nin baskın olduğu ancak IŞİD'in de varlığını sürdürdüğü isyancı İdlib iline gitmiş olabileceğini belirtiyor.

 

Mart 2019'da diğer IŞİD’li kadınlar ile Bahuz'dan çıktıktan sonra Barakat, bir kampta yaşamak yerine yakındaki bir köye kaçtı. IŞİD sempatizanlarının yardımıyla, bir kaçakçılık rotasına girdi ve Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib'de, IŞİD dullarının yaşadığı bir eve yerleştirildi. Kocası Bahuz'da öldürüldü.

 

Burada, Barakat'ın hikâyesi yetkililere anlattıklarından farklı. Başlangıçta, başka bir yerde iş bulmak için oğlunu İdlib'de bıraktığını söyledi. AP'ye Hoodh'un İdlib'deki bir hava saldırısından sonra öldüğünü söyledi.

 

Açıklığa kavuşturmak için bastırıldığında şöyle dedi: "Zor. Bu konuda konuşmak istemiyorum."

 

Bir kaçakçının yardımıyla Deyrezzor'un yolunu buldu ve sonunda bir giyim pazarında iş bulup Türkiye'de yeni bir hayat için para biriktirdi.

 

Kürt iç güvenlik güçleri geçen ay el-Twinah kasabasındaki bir evde Suriye-Türkiye sınırından kaçakçılar tarafından götürülmek üzere beklerken yakaladığında hala Türkiye'ye gitmenin hayalini kuruyordu.

 

Günlerce tutuldu ve sorgulandı.

 

"Ezidi olduğumu gizlemek için her şeyi yaptım." dedi. Güvenlik güçlerine Deyrezzor'lu olduğunu ve Türkiye'de tıbbi tedavi görmeyi umduğunu söyledi, ancak buna inanmadılar.

 

Biri cep telefonunda bulunan eski bir fotoğrafı – IŞİD’in köle pazarında genç bir Ezidi kadın - gördü ve açıklamasını istedi.

 

Barakat, "O benim kız kardeşim," dedi.

 

Gerçek ortaya çıkınca Barakat, Suriye'nin Hasekê vilayetindeki Barzan köyündeki güvenli bir eve götürüldü ve burada Ezidi cemaati onu karşıladı.

 

"Onların nazik sözlerini duyduğumda ve olduğum gibi karşılandığımda şok oldum. Ben öldürüleceğimi bekliyordum" dedi.

 

Henüz Sincar'a dönmeye hazır değil. Tüm ailesi ya öldürüldü ya da hala kayıp.

 

“Geri dönecek ne var?” diye soruyor ve ekliyor. "Kendime ayıracak zamana ihtiyacım var."

 

 

 

Kaynak: Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı