Canlı bomba listesindeki IŞİD'li: Suriye’ye geçerken askerler çantamızı taşıdı
Haber
12 Mayıs 2022 - Perşembe 16:30
 
Canlı bomba listesindeki IŞİD'li: Suriye’ye geçerken askerler çantamızı taşıdı
Emniyetin 'canlı bomba' listesinde yer alan Mammadova, 2014 yılında Suriye’ye geçtiklerini belirterek, 'Sınır yoktu. Askerler bizi gördü, elimizdeki çantaları taşımamıza yardım etti' dedi.
Gündem Haberi
Canlı bomba listesindeki IŞİD'li: Suriye’ye geçerken askerler çantamızı taşıdı

FERSUDE - 10 Ekim Ankara Katliamı'nın firari sanıkları ve insanlığa karşı suçtan yargılanan Erman Ekici’nin devam eden davanın 15’inci duruşması Ankara 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başladı.

 

Mezopotamya Ajansı'nda yer alan habere göre, sanık sandalyelerinin boş olduğu salonda insanlığa karşı suçtan yargılanan Erman Ekici, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı.

 

Dosyaya gelen yeni evraklar hakkında bilgi veren mahkeme başkanı, IŞİD'in eski Türkiye emiri Kasım Güler hakkında “Anayasal düzeni yıkmak”, “Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma”, “Sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri bulundurma” gerekçeleriyle Ankara 20’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan dava dosyasına dair bilgi ve belgelerin dosyaya eklendiğini ifade etti.

 

IŞİD'in “canlı bomba hücresi” olarak bilinen Adıyaman hücresinin yöneticisi Mustafa Dokumacı’nın eşi ve emniyetin “canlı bomba” listesinde yer alan Ulkar Mammadova tanık olarak dinlendi. Kırıkkale Geri Gönderme Merkezi’nde idari gözlem altında tutulan Mammadova SEGBİS ile bağlandı.

 

'Esasen Adıyamanlı gençler geliyordu'

Katliam sanıklarından çoğu kişiyi tespit ettiğini belirten Mammadova, katliamın gerçekleştiği dönem Suriye’de olduğunu kaydetti. Suriye’deki evlerine Türkiye’den de gelenlerin olduğunu belirten Mammadova, “Adıyamanlı gençler geliyordu. Ömer Deniz Dündar, Kasım Dere, Şamil, Abdulhakim Hoca, Mustafa Delibaşlar, Ebu Musa geliyordu. Ama esasen Adıyamanlı gençler geliyordu” dedi. 10 Ekim Katliamı olduğu dönemde 12 aile olarak bir yerde kaldıklarını ve katliamı haberlerde duyduklarını ileri sürdü. Daha önce şüpheli sıfatıyla verdiği ifadelerinin doğru olduğunu öne süren Mammadova’nın DAİŞ’liler hakkında “abi ve hoca” gibi sıfatlarla ifade etmesi dikkati çekti.

 

Eşi Mustafa Dokumacı’nın 2020 yılında öldürüldüğünü söyleyen Mammadova, “Mustafa Delibaşlar da PKK’nin Minbiç kuşatmasında öldü. Eşimin parçalanmış bedenini gördüm. Ama kaçtım” dedi.

 

Sınırda para cezası kesilerek serbest bırakılmış

Pandemi önlemleri rahatlayınca Türkiye’ye kaçakçılar yardımıyla geldiğini anlatan Mammadova, kırmızı listeyle arandığını ve isminin emniyetin “canlı bomba” listesinde yer aldığını bildiğini söyledi. Mammadova, sınırda kendisine para cezası kesilerek serbest bırakıldığını vurguladı. Mammadova, “Türkiye’ye gelme kararı aldığımda kaynanam nerelere başvuracağım konusunda bana bilgi verdi. Bana uygun bir Türk birimine teslim olmamı söyledi. Kaçakçı yardımıyla nehri geçerek Hatay şehrindeki askeri noktada teslim oldum. Direk arandığımı söyledim. Beni şubeye götürdüler oradan da Adıyaman’a sevk edildim” diye konuştu. 

 

'Askerler çantamızı taşıdı'

Söz alan dava avukatlarından Senem Doğanoğlu, Mammadova’nın Adıyaman’da verdiği ifadeye dair sorular sordu. 2014 yılında Suriye’ye gittiğinde yanında kimlerin olduğunu sordu. Mammadova, “Eşim, ben ve Serpil Dere vardı” dedi. “Yardım amaçlı hangi örgütle beraber gittiniz” sorusuna  “Hiçbir örgütle beraber gitmedik. Zaten sınırı geçerken Türk askerleri bizi gördü biz de ‘yardım etmek için gidiyoruz’ dedik ve askerler bize çantalarımızı taşımaya dahi yardım etti” diye belirtti. Doğanoğlu’nun “Dönerken Rus Ayşe’yle beraberdiniz Ayşe sınır dışı edildi ama size para cezası kesildi, neden” sorusuna, Mammadova, “Evet ben Türkiye’den evli olduğum için para ceza kesmekle yetindiler. Zaten sınır yoktu. Tarladan geçiliyordu. Askerler zaten bizi görüyordu” yanıtını verdi. Doğanoğlu’nun “Türkiye’ye Serpil Dere ile birlikte geçtiğinizi söylediniz ama Serpil Dere sizi tanımadığını söyledi ifadesinde, neden böyle dedi sizden korkuyor muydu” sorusuna Mammadova, “Bilmiyorum ama biz onunla kardeş gibiydik” dedi. 

 

'Eşim, o genci çok seviyordu'

Katliamın faillerinden Yunus Emre Alagöz ve Suruç Katliamı faillerinden Abdurrahman Alagöz’ün evlerine gelip gelmediğine yönelik soruya Mammadova, “Yunus Emre Alagöz’ü tespit ettim. Ankara Gar olayı olduktan sonra tüm faillerin resimleri çıkınca eşim bana Yunus Emre Alagöz’ün fotoğrafını gösterdi. Çok öfkelenmişti. Neden bu gence bu görevi verdiler dedi. Eşim, o genci çok seviyordu. Kişiliği düzgün biriymiş” dedi.

 

Eşi Mustafa Dokumacı’nın Suruç Katliamı’nı hazırlayan kişi olduğuna dair ifadelerin olduğunu belirten Doğanoğlu’na Mammadova, “Eşim yaralıydı. 2018’e kadar ben ona baktım. 2018’den sonra yollarımızı ayırdık, ben kaçtım eşim orada kaldı” dedi. Mammadova, “Neden iki yıl sonra tekrar eşinizin yanına gittiniz” sorusuna, “İki yıl PKK’nin elinde esir olarak kaldım. O süre boyunca Azerbaycan’ın bizi almasını bekledim ama olmadı. Ben de eşimin yanına gittim” yanıtını verdi.

 

'Kaçakçılar HTŞ’den izin belgesi almamı istediler'

Eşinin o dönem HTŞ egemenli altındaki İdlib’te kaldığını belirten Mammadova’ya Doğanoğlu, “HTŞ egemenliği altındaki bir yerde eşiniz nasıl kalıyordu, siz nasıl kaldınız” sorusunu yöneltti. Mammadova, “Ben bayan olduğum için sıkıntı yaşamadım ama eşim saklanıyordu. Bazen hastanelerde tercümanlık yapıyordum öyle geçiniyordum. Sonra oradan kaçtığımda kaçakçılar HTŞ’den izin belgesi almamı istediler. Sınırdan çıkmamız için bu izin belgesi gerekliydi” yanıtını verdi. Doğanoğlu’nun “O zaman Türkiye HTŞ’den alınan izinle mi sizleri kabul ediyordu” sorusuna Mammadova, “Ben öyle yorumlamıyorum ama bu belgeyi kaçakçıya verdim” diye belirtti.

 

Avukat Doğanoğlu’nun “6 Ekim’de sınırı geçiyorsunuz 9 Ekim’de ifade alınıyor 3 gün nerede tutuldunuz“ sorusuna Mammadova, “6 Ekim’de Hatay’a geçtim, 7 Ekim gecesi Adıyaman’a teslim edildim. 11- 14 Ekim’e kadar Adıyaman emniyet müdürlüğünde ifade veriyordum. 7’sinde getirildim, 13’ ünde mahkemeye çıktım” dedi. Avukat Sarıoğlu’nun “Neden geri gönderme merkezindesiniz” sorusuna Mammadova, “Ben 1 buçuk ay cezaevinde kaldığımda mahkemeye çıkarıldım ve beraat ettim. Savcılık karara itiraz etti bu nedenle dosya üst mahkemeye verildi ben de idari gözlem altında tutuluyorum. Buraya geleceğimi bilmiyordum mahkemede tahliye ve beraat aldığımı duyunca çok sevinmiştim” yanıtını verdi.

Kaynak: Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı