Adil Yaşam Derneği Başkanı Çavuşoğlu: Cezaevindeki herkes cani değil. Gerçek suçlular cezaevine girmiyor
Haber
27 Ocak 2022 - Perşembe 17:06
 
Adil Yaşam Derneği Başkanı Çavuşoğlu: Cezaevindeki herkes cani değil. Gerçek suçlular cezaevine girmiyor
Af talebiyle kampanyalar düzenleyen Adil Yaşam Derneği Başkanı Haluk Çavuşoğlu, “Cezaevindeki herkes cani değil. Gerçek suçlular cezaevine girmiyor. Onlar çok iyi avukatlar tutup özgür kalıyorlar,” dedi.
Yaşam Haberi
Adil Yaşam Derneği Başkanı Çavuşoğlu: Cezaevindeki herkes cani değil. Gerçek suçlular cezaevine girmiyor

FERSUDE - Çavuşoğlu,  “Devlet Bahçeli 2018 seçimlerinde af çıkaracağını söyledi. Bunu duyan mahkûmlar ve aileleri MHP’ye oy verdi. Ama MHP aftan vazgeçti” diyor.  Muhalefetin de bu talebe olumlu yaklaştığını söyleyen Çavuşoğlu, “Bilhassa CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP teklifi getirirse destek vereceğini söyledi” iddiasında bulunuyor.

 

Af talebiyle kampanyalar düzenleyen Adil Yaşam Derneği Başkanı Haluk Çavuşoğlu, Demokrat Haber’den Ömer İbrahimoğlu ile konuştu.

 

 

Bize kendinizden bahseder misiniz?

Adım Muhammed Haluk Çavuşoğlu, Siirt doğumluyum. Dört yaşımda ailem ile birlikte İstanbul’a taşındım. Şu anda turizm ile uğraşıyorum… Dünyaya geliş amacımın mücadele ve adalet olduğuna inanıyorum. Bu yüzden hayatım boyunca adalet için mücadele etmeye devam edeceğim.

 

“MAHKÛMLAR VE AİLELERİ OY VERDİ AMA MHP AFTAN VAZGEÇTİ”

 

Adil Yaşam Derneğinin kuruluş sürecini anlatır mısınız? Bu af mücadelesine nasıl girdiniz?

Devlet Bahçeli 2018 seçimlerinde af çıkaracağını söyledi. Bunu duyan mahkûmlar ve aileleri MHP’ye oy verdi. Ama MHP aftan vazgeçti. Biz bu yasanın çıkmasını istiyoruz. Bunun için mücadele ediyoruz. Sesimiz daha gür çıksın diye, bütün tutuklu ailelerini tek çatı altında topladık ve derneğimizi kurduk. Şu an seksen bir ilde tutuklu aileleriyle bir aradayız, beraberiz.

 

Bana gelecek olursak benim abim cezaevine girmişti. Cezaevi içine telefon sokmuştu. Telefon soktuğu için 14 buçuk yıl ceza aldı. Avrupa’da bunun cezası bile yok. Abime verilen büyük cezayı haksız buldum. Bu da beni af mücadelesine kattı.

 

Kurduğunuz Adil Yaşam Derneği bugüne kadar ne tür eylemler, etkinlikler yaptı?

Türkiye’nin birçok ilinde basın açıklamaları yaptık, yapıyoruz. Bütün siyasi partilerin genel merkezlerini ve il başkanlıklarını ziyaret ettik. Siyasi partilerin başkanlarıyla görüştük. Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ile de görüştük. Bu ziyaret ve basın açıklamalarımız devam edecek. Çünkü hali hazırda bir tasarı yok.

 

Şu an cezaevlerinde bulunan insanların çoğu bir suç işleyerek girdi. Bazıları da hasbelkader diyebileceğimiz şekilde girdi, bunlara “kader mahkûmları” da deniyor. Peki, yargı bunları nasıl ayırt edecek? 31 Ocak 2020 raporuna göre Türkiye’de 297 binden fazla tutuklu bulunuyor. Bu sayının arttığını öngörebiliyoruz. “Kader mahkûmları” bu tutuklular arasında nasıl seçilebilir?

 

Biz yeniden adil bir yargılama istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki tutuklu sayısı fazla ama kader mahkûmu da çok fazla. Elbette bu zor bir süreç ama içlerinden bir tanesi bile haksız yere ceza aldıysa affedilmesi gerekir. Diyarbakır’daki HDP binasının önünde bekleyen annelerin çocukları geri döndükleri zaman devlet onları affediyor. Hükümet bunu yapıyorsa bu zor süreci de uygulamalı diye düşünüyorum. Çünkü cezaevindeki herkes cani değil. Şunu da belirtmek istiyorum gerçek suçlular cezaevine girmiyor. Onlar çok iyi avukatlar tutup özgür kalıyorlar!

 

“KILIÇDAROĞLU, MHP TEKLİFİ GETİRİRSE DESTEK VERECEĞİNİ”

Bu af isteğinizi iktidar ve muhalefet destekliyor mu, nasıl yaklaşıyor?

İktidar, FETÖ’cülerin yargıda bir tahribat yaptığını belirtiyor. O zaman mesela FETÖ’cü bir savcının verdiği bütün kararlar tekrar ele alınmalı, ama iktidar kesimi bunun çok zor olacağını söylüyor. Diğer siyasi partiler “yeniden yargılanmayı” destekliyorlar ama nasıl yapılacağını onlar da bilmiyor. Biz de onlara şunu söylemek istiyoruz. Şu an pandemi nedeniyle 90 bin tutuklu izinde. Herhangi bir denetim mekanizmasına bağlı olmadıkları halde çoğu herhangi bir suça bulaşmamışlar. Islah olmuşlar diyebiliriz. Cezaevlerinin amacı da budur, ıslah ve caydırmadır. Ayrıca cezaevi şartları da ıslah olmaya yönelik değil. Orada insanlar kendi iradeleriyle ıslah oluyorlar. Hükümet kanadı af için inceleme yapacaklarını söylüyorlar.

 

Muhalefet ise olumlu buluyor. Bilhassa CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP teklifi getirirse destek vereceğini söyledi.

 

Adil Yaşam Derneği Başkanı Haluk Çavuşoğlu

 

Sizce (Adil Yaşam Derneği) af tasarısı nasıl olmalı? Aşamalı şekilde söyler misiniz?

Öncelikle MHP’nin de 2018 seçimleri öncesi söz verdiği gibi af tasarısı uygulanmalı, 5 yıllık ceza indirimine gidilmeli. Burada bir dengeleme söz konusu da, büyük suçlar işleyen gerçek suçlular içeriden çıkmayacak. Örneğin Samuray kılıçlı katil, Müslime bebeğin faili gibi zanlılar serbest kalmayacak. İndirim uygulandıktan sonra ise elbette yeniden adil yargılanmalar başlamalı.

 

Dernek olarak seksen bir ilde faal olarak bulunuyorsunuz. Mahkûmlar size cezaevi şartlarını ve koşullarını nasıl anlatıyor? Cezaevlerinde durumları nasıl?

Tutuklular her fırsatta cezaevlerinde yaşam şartlarının zor olduğundan bahsediyor. Birçok mahkûm hastalanıyor. Bu pandemi öncesinde de böyleydi. Yani cezaevi şartları hep kötüydü. Mahkûmlar kendilerini revire yazıyorlar. On beş gün sonra onay geliyor ve ancak öyle gidip muayene olabiliyorlar. Tek sorun bu da değil. Mesela doların artışıyla birlikte gelen zamlar cezaevindekileri de etkiledi. Çoğu insan mahkûmların para harcamadığını düşünüyor. Ama tutuklular yatak parası, elektrik, yemek parasını ödüyor. Sıcak suları bile yok.

 

İşkence gördüğünü söyleyen tutuklular da var. Ama bunu kamerasız ortamlarda yaptıkları için size kanıt sunamıyorum. Bir tutuklu bize dayak yedikten sonra 15 gün hücrede kaldığını söyledi. Yaraları düzeldikten sonra hücreden çıkardıkları için kendine darp raporu vesaire alamamış.

 

“DEVLET MAHKÛMLARI İŞÇİ GİBİ KULLANIYOR”

Türkiye’de cezaevi sayıları gün geçtikçe artırılıyor. İnşa edilen cezaevleri binlerce kişilik. Cezaevi sayıları neden artıyor?

Bu sorunuza şöyle cevap vereyim, Silivri cezaevinde toplam 18.500 tutuklu bulunuyor. Hükümet onlardan ciddi miktarda gelir elde ediyor. Özellikle açık cezaevinde büyük firmaların imalatları tutuklu kişilere yaptırılıyor. Ücret olarak ayda 100 – 180 lira veriliyor. Şunu anlatmaya çalışıyorum: Devlet mahkûmları işçi gibi kullanıyor ve çok çok az ücretler ödeyerek. Açık cezaevinde olan tutuklular, bu duruma itiraz ettiklerinde iyi halleri yanıyor ve tekrar kapalı cezaevine gönderiliyorlar. İtiraz etme hakları da yok. Çoğu kişi bilmiyor ama hükümet hapishanelerden ciddi gelirler kazanıyor. Yakın zamanda da yoğun iş temposu yüzünden bir tutuklu kalp krizi geçirdi.

 

Türkiye’de şu an 25 milyon dosya mevcut. Bunların sonuçlandığını düşünebiliyor musunuz? Ve Adalet Bakanı, “Bir gün bile ceza alan hapishaneye girecek” dedi. Cezaevi sayısının arttırılmasının bir yanı da bence ekonomi. Çünkü ciddi iş gücü ve kâr geliri var. Gider ise hiç yok. Tutuklular yemeğinden, elektriğine kadar tüm ihtiyaçlarının ücretlerini ödüyorlar.

 

Türkiye’de herkes cezaevine atılmaya çalışılıyor. İki davalı kendi arasında uzlaştığında devlet uzlaşamazsınız deyip ceza veriyor. Mahkemelerdeki arabuluculuk da uygulanmıyor.

 

Diğer açıdan cezaevi sayısının artışı beraberinde korku iklimini de getirdiğini düşünüyorum.

 

Ropörtajın tamamı için TIKLAYIN

Kaynak: Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı