Mahallesinde uyuşturucu satışına karşı çıktığı için 46 yıl ceza alan kardeşine destek için eyleme başladı
Haber
19 Nisan 2022 - Salı 08:55
 
Mahallesinde uyuşturucu satışına karşı çıktığı için 46 yıl ceza alan kardeşine destek için eyleme başladı
Gökhan Yıldırım’ın kardeşi Erkan Yıldırım, adil yargılanma talebiyle 115 gündür ölüm orucunda olan kardeşine destek vermek ve sesini duyurmak için İstanbul Çağlayan Adliyesi önünde eylem yapmaya başladı.
Gündem Haberi
Mahallesinde uyuşturucu satışına karşı çıktığı için 46 yıl ceza alan kardeşine destek için eyleme başladı

FERSUDE – Yaşadığı mahallede, uyuşturucu satıcılarına karşı geldiği ve bir pedofilin darp edilmesinde bulunduğu için “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanan ve 46 yıl ceza alan Gökhan Yıldırım’ın kardeşi Erkan Yıldırım, adil yargılanma talebiyle 115 gündür ölüm orucunda olan kardeşine destek vermek ve sesini duyurmak için İstanbul Çağlayan Adliyesi önünde eylem yapmaya başladı.

 

Kardeşini Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde ziyaret eden Erkan Yıldırım, Gökhan’ın 62’den 50 kiloya indiğini ama moralinin yüksek olduğunu aktardı. Kardeşinin ve tutuklu öğretmen Sibel Balaç’ın taleplerine ses olmak için Pazartesi’den itibaren Çağlayan Adliyesi önünde oturma eylemine başladı.

 

Talepler

 

Kardeşinin ve Sibel Balaç’ın benzer taleplerle ölüm orucuna başladığını belirten Yılmaz, “Kardeşim Gökhan gizli tanık ve itirafçı beyanlarıyla verilen cezaların, yozlaşmaya karşı mücadele edenlere verilen cezaların iptal edilmesi, bu nedenle kendisine verilen 46 yıllık hapis cezasının iptal edilmesi, halkın, hak, özgürlükler ve adalet mücadelesinin engellenmemesi, hasta tutsakların serbest bırakılması, ağırlaştırılmış infaz yasasının tutsaklar lehine değiştirilmesi, tutsaklar üzerindeki yasak ve baskıların son bulması talepleriyle 25 Aralık 2021 tarihinde başlattığı süresiz açlık grevini 22 Ocak 2022’de ölüm orucuna çevirdi. Bugün Sibel Balaç’ın ölüm orucunun 121’inci, Gökhan’ın ise 115’inci günü” dedi.

 

Uyuşturucu satışına karşı çıktı, tutuklandı

 

ANF’den Zeynep Kuray’a konuşan Erkan Yıldırım, kardeşi Gökhan’ın adaletsizliği karşı çıktığı için ölüm orucuna başladığını, Gökhan Yıldırım’ın hukuksuz bir şekilde yargılanıp tutuklandığını ve 2016 yılından bu yana cezaevinde tutulduğunu anlattı.

İnşaat işçisi olan kardeşinin mahallesinde bulunan uyuşturucu satıcılarını engellemeye çalıştığına ve karışmadığı bir olaydan dolayı tutuklandığına dikkat çeken Yıldırım, yaşanan süreci şöyle anlattı: “Kardeşim Gazi Mahallesi’nde oturuyor. Devrimci, sosyalist ve yozlaşmaya, uyuşturucuya karşı birisi. Mahallede eskiden korucu olan birinin okullar önünde uyuşturucu sattığını öğreniyor ve iki arkadaşıyla birlikte gidip adamı uyarıyor. Adam ise silahını çıkarıp rastgele ateş açıyor ve kardeşimin Recep Hasar isimli arkadaşını öldürüyor. Bunun üzerine olay yerinden ayrılıyorlar. Cenazeyi kaldırdıktan sonra kardeşim arkadaşını kaybetmenin hırsıyla, arkadaşlarını yanına alarak tekrar eski korucunun evine gidiyor. Adamı darp edip gidiyorlar. Olay yerine gelen polis, eski korucunun evinde hem Gökhan’ın arkadaşının vurulduğu silahı hem de 2 kilo eroin buluyor. Adam tutuklanıyor ama suçlanan ve hapsedilen kardeşim oluyor. İkinci olayda ise kardeşim yer almamasına rağmen suçlanıyor. Mahallede çocuk istismarı olayı yaşanıyor. Bir üvey baba, evli olduğu kadının küçük çocuğuna istismarda bulunuyor. Bunu fark eden kızın annesi balkona çıkıp mahalleliden yardım istiyor. Kalabalık toplanıp eve gidiyor ve adamı darp ediyorlar. Sonra polis geliyor, adamı karakola götürüyor. Bu olay sırasında orada yok. Mahkemede de bu yönde beyanları var zaten. İstismarcıyı dövdüğünü söyleyen bir komşu serbest bırakılırken, olay yerinde dahi olmayan kardeşim tutuklu. Kaldı ki orada olsa bunu inkar etmez, ben de olsam inkar etmezdim. Çünkü burada suç teşkil eden bir şey yok. Sonuçta kimse pedofili karşısında susamaz.”

 

Pedofil ve uyuşturucu satıcısı tanık oldu

 

Bu iki olaydan ötürü açılan davada polis zoruyla kardeşinin aleyhinde ifade veren 18 açık tanık olduğunu aktaran Yıldırım, bu açık tanıklardan ikisinin şu anda cezaevinde olan üvey kızına cinsel saldırıda bulunan kişi ve mahalledeki uyuşturucu satıcısı olduğuna dikkat çekti.

 

18 tanıktan 16’sının polis yönlendirmesiyle ifade tutanağını imzaladıklarını, kardeşini tanımadıklarını ve şikayetçi olmadıklarını mahkeme huzurunda beyan ettiklerini ama bunun dikkate alınmadığını belirten Yıldırım, şöyle konuştu: “16 tanık Gazi Karakolu’nda polisler tarafından önlerine koyulan evrakları imzalamak zorunda kaldıklarını beyan ettiler. Bu kişiler karakola kendi işlerini halletmeye gittiklerinde böyle bir uygulamaya maruz kalmışlar. Düşünebiliyor musunuz? Şu anda uyuşturucu satmaktan cezaevinde olan eski korucu ve üvey kızını istismar etmekten tutuklu bulunan şahıs da dosyada tanık. Zaten 18 kişiden şikayetini geri çekmeyen 2’si uyuşturucu satıcısı ve çocuk istismarcısı. Çocuk istismarcısı mahkemede kardeşimi teşhis edemiyor çünkü aslında tanımıyor, ancak buna rağmen hakim tarafından yönlendiriliyor. İstismarcı kimseyi teşhis edemeyince, hakim kardeşimin bulunduğu noktayı işaret ederek, ‘Sağındakine bak hangisi?’ diye soruyor. İstismarcının ‘Tanımıyorum’ cevabı vermesi üzerine hakim, ‘Sağdaki Gökhan Yıldırım’ diye açıklayınca, ‘Evet, evet buydu, beni dövenlerden birisi buydu’ diyor.”

 

‘Davadan tutuklu iki kişi kaldı’

 

Bu davada tutuklanan ve yargılanan toplam 34 kişiden sadece ikisinin tutuklu kaldığına ve bunlardan birinin de kardeşi olduğuna işaret etti.

 

Gökhan’ın mahallede gençlere uyuşturucu satılmasına karşı çıktığı için 6 yıldır tutuklu olduğunu belirten Yıldırım, “Bugün İçişleri Bakanı çıkıp, ‘Uyuşturucu satanların ayaklarını kırın’ diyor ama benim kardeşim uyuşturucuya karşı savaştığı için bugün cezaevinde” diye tepki gösterdi. Alevi derneklerinin ve diğer demokratik kitle örgütlerinin gösterilerine katılmak gibi bir sürü demokratik eylemin dosyada suç olarak gösterildiğini anlatan Yıldırım, “Gazi Davası” adı takılan bu “torba” davada sadece kardeşi ve bir kişinin tutuklu kaldığına işaret etti. Birkaç demokratik eyleme katılması ve uyuşturucu satıcısına karşı gelmesinin 22. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından “örgüt üyeliği” iddiasıyla 46 yıl hapis cezası verilmesi için yeterli görüldüğüne dikkat çeken Yıldırım, şu an dosyanın Yargıtay’da olduğunu aktardı.

 

Kardeşinin taleplerinin önemli bir kısmının cezaevlerindeki hak ihlallerine ve hasta tutsakların serbest bırakılmasına yönelik olduğunu hatırlatan Yıldırım, pandemi bahane edilerek bütün kazanılmış hakların teker teker gasp edildiğini kaydetti.

 

Kitap ve yayınların tutuklulara verilmediğini, haftada 10 saatlik sohbet hakkının uygulanmadığını, hücrelerin basılıp kantinden parayla alınan malzemelere el konulduğunu, karşı gelindiği zaman ise iletişim yasağı ve hücre gibi disiplin cezaları verildiğini, hasta tutsakların ölüme terk edildiğini söyledi.

 

‘Talepler son derece insani ve karşılanabilir!’

 

Defalarca CİMER’e yazdıklarını ama hiçbir cevap gelmediğini belirten Yıldırım, kardeşinin de Adalet Bakanlığı’na talepleri karşılanmadığı takdirde ölüm orucuna gireceğine ilişkin dilekçe yazdığını ama herhangi bir cevap gelmediğini aktardı.

 

Kardeşini en son 13 Nisan Çarşamba günü ziyaret eden Yıldırım, talepleri karşılanmazsa ölüm orucunu sürdüreceğini söylediğini aktardı.

 

Adil yargılama ve cezaevlerinde sistematik hale gelen hak ihlallerine karşı verilen bu mücadeleyi herkesin omuzlaması gerektiğini vurgulayan Yıldırım, “Kardeşimin mücadelesi hepimizin, sahiplenelim. Bu bütün halkın talepleri. Ama buna rağmen kendine muhalif diyen bazı kanallar ve gazeteler tarafından korkudan gündem dahi yapılmıyor. Oysa bu talepler demokratik bir ülkede konu bile olmaz, son derece insani ve karşılanabilecek talepler. Bunların bir an önce, çok geç olmadan karşılanmasını istiyoruz. Ben bir kez daha buradan duyarlılık çağrısı yapıyorum ve tüm adalet arayan kesimleri Çağlayan Adliyesi önünde 18 Nisan’da 12. 00 ile 15.00 arasında başlatacağım 1 haftalık oturma eylemine bekliyorum. Talepler karşılanmadığı takdirde de Ankara’ya yürüyeceğim” dedi.

 

Kaynak: Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı