Kobanê Davası’nda savunma yapan Tan: MİT’in verdiği mektubu götürdük
Haber
20 Eylül 2021 - Pazartesi 13:20
 
Kobanê Davası’nda savunma yapan Tan: MİT’in verdiği mektubu götürdük
Kobanê Davası kapsamında mahkemeye ifade veren eski milletvekili Altan Tan, dosyaya dayanak olarak sunulan HDP’nin 6 Ekim 2014 tarihindeki MYK toplantısına katılmadığını ve o tarihte Diyarbakır'da olduğunu söyledi.
Gündem Haberi
Kobanê Davası’nda savunma yapan Tan: MİT’in verdiği mektubu götürdük

FERSUDE - IŞİD’in Kobanê’ye yönelik saldırıları üzerine 6-8 Ekim 2014’te yaşanan protestolar nedeniyle Halkların Demokratik Partisi (HDP) önceki dönem Eş Genel Başkanları, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeleri ve yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 108 isim hakkında açılan davanın 4’üncü duruşması Sincan Cezaevi Kampüsü 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi siyasetçilerin savunmalarıyla devam ediyor.
 
Mahkemeye Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonundan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katılan eski Milletvekili Altan Tan, iddianame de kendi hakkında iddia edilen suçlamalara cevap verdi. 
 
 
‘AİHM KARARI BAĞLAYICIDIR’
 
AİHM Demirtaş kararının 6-8 Ekim Kobanê Davası’na gerekçe gösterilen tweetlere dair kararı okuyan Tan, “AİHM, tweetlerin siyasi ifade sınırları kapsamında kaldığı ve şiddet çağrısı içermediği ve yaşanan şiddetle bir bağının olmadığını belirtmiştir. AİHM kararları bağlayıcı olduğundan büyük daire kararında sonra 30 Aralık 2020 tarihinde iddianamenin bu tweetlerin binaen hazırlanması da hukuka aykırı olduğunu belirtilmiştir. 6 Ekim 2014 tarihinde yapılan MYK toplantısına katılmadım. O tarihte Diyarbakır'daydım. Uçak biletleriyle ilgili olan kısmı da sayın mahkemenize ibraz edilmiştir. O toplantının genel muhtevasıyla ilgili de bir bilgi sahibi değilim. Ama bu tweetlerin bir suç işlediğini düşünmüyorum. Şiddeti teşvik anlamında bir çağrı değil” diye konuştu. 
 
 
‘MİT’İN VERDİĞİ MEKTUBU GÖTÜRDÜK’
 
İddianamede yer alan belgelere dair savunmasını sürdüren Tan, şöyle konuştu: “iddianameye eklenen bazı belgelere gelince. Bunlardan bir tanesi Kandil’de Murat Karayılan’ında olduğu fotoğraf. Abdullah Öcalan’la görüşme sırasında MİT’in bize verdiği Öcalan mektubunu Kandil’e götürdüğümüzde çekilen fotoğraftır. 1 Mart 2013’te Kandile götürülmüş ve Murat Karayılan’a teslim edilmiş. Sonrasında onlardan gelen cevaplar da MİT ve devlet yetkililerine iletilmiştir. Bu resim devlet tarafından görevlendirilen heyetin resmidir. MİT tarafından Kandil’e, Murat Karayılan’a verilmek üzere mektubun teslim edildiğini göstermeye yönelik çekilen bir fotoğraftır. Bu resmi bir görev sırasında çekilmiştir ve bir suçlamaya tabi tutulamaz. Diğer fotoğraflar ise Erbil’de, 25 Eylül 2017 tarihinde Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin yaptığı referandum esnasında görevlilerle çekilen bir resimdir. Bunların kimler olduğu yine Erbil’den sorulabilir. YPG ya da PKK ile bir bağlantıları yoktur.
 
 
RESMİ GÖREVDİR
 
Bir diğer resim 22 Eylül 2014’te Mesut Barzani’nin Erbil’de yaptığı mitingde çekilen fotoğraftır. Söz konusu bayrak da Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin bayrağıdır. Türkiye’deki resmi ziyaretlerinde de kullanılan bayraktır. Bir diğer suç sayılan belge de İmralı’ya yaptığımız ziyaret sırasında MİT görevlisinin önünde izniyle verilen bir kağıttır. Devlet görevlilerin izni olmadan böyle bir şeyin olması mümkün bile değildir.”
 
Tan, adli kontrol tedbiri kapsamında imza atma yükümlülüğünün ve yurtdışı yasağının kaldırılmasını talep etti ve duruşmalardan vareste tutulmayı talep etti. 
 
Duruşma Tan'ın avukatı Sıdkı Zilan'ın savunmasıyla devam ediyor.
Kaynak: Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı