İSİG Meclisi: İş cinayetlerinde kanıksama var
Haber
26 Ağustos 2021 - Perşembe 12:23
 
İSİG Meclisi: İş cinayetlerinde kanıksama var
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi(İSİG) her yıl yayınladığı raporlara göre iş cinayetleri ve iş kazalarının en çok yaşandığı iş kollarından birisi inşaat sektörü olarak kayıtlara geçti.
Emek Haberi
İSİG Meclisi: İş cinayetlerinde kanıksama var

FERSUDE - Metin YOKSU

 

İSİG’in 2020 verilerine göre en az 2427 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybederken bunun yüzde 15’i ise inşaat sektöründe yaşandı. Geçtiğimiz yıl 355 işçinin hayatını kaybettiği iş kolunda 2021 yılının ilk yedi ayında ise bin 301 işçi yaşamını yitirirken bunun en az 162’si inşaat sektöründe olduğu belirtildi. Covid-19 ile ilgili ölümler de artarak devam ederken İSİG Meclisi’nin kayıtlarına Covid-19 nedeni ile ilk inşaat işçisinin ölümü geçtiğimiz yıl İstanbul Karaköy’de yapımı devam eden Galata Port Şantiyesi’nde meydana geldi. Covid’in de meslek hastalığı olduğunu ifade eden İSİG Meclisi, pandemide ölenlerin yüzde 90’ından fazlasının işçiler olduğunu vurguluyor. İş cinayetlerinin bir sistem sorunu olduğunu vurgulayan İSİG Meclisi ölümlerin ancak sendikal örgütlenmeler ve işçi örgütlenmeleri ile en aza inebileceğini dile getiriyor.

 

SENDİKALI OLDUKLARI İÇİN İŞTEN ÇIKARDILDILAR

Şantiyelerde ve iş yerlerinde iş ve işçi güvenliği önlemlerinin alınmasını talep eden işçiler ya işten çıkarılıyor ya da mobinge maruz bırakılıyor. İşçiler örgütlü olduklarında  mobinge karşı mücadeleleri daha rahat olurken iş verenler ise işçilerin sendikalı olmalarına veya örgütlenmelerine engel olmak amacıyla özellikle öncü işçileri ise işten çıkarabiliyor. İnşaat sektöründe Covid’den ilk işçi ölümünün yaşandığı yer İstanbul’daki Galata Port Şantiyesi olarak kayıtlara geçti. İşçiler,  buradaki işçi ve iş güvenliği önlemlerini artırmak amacıyla  Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na(DİSK) bağlı Devrimci Yapı İnşaat ve Yol İşçileri Sendikası’na(DEV-YAPI-İŞ) üye oldu. Ve ardından ise işçiler birikmiş alacaklarını almak ve işe geri alınmak amacıyla direnişe geçti. İşçilerin mücadelesi 2 haftanın sonunda alacaklarını tamamını alarak başarıyla sonuçlandı.

 

GÜVENLİK KEMERİ HAYAT KURTARIYOR

Batman’dan İstanbul’a çalışmak için gelen genç işçilerden Ömer Çelik,  iş kazalarında işçilerin ölmemesi için iş ve işçi güvenliğinin alınması için mücadelenin şart olduğunu anlattı. Patronların sendikalı işçiyi sevmediğini vurgulayan ve bu yüzden işten çıkarıldığını anlatan Çelik, “Biz sadece ölümler ile gündeme gelmek istemiyoruz. Bizim çalışırken verdiğimiz mücadele ile  kaç işçiyi yaşatacak önemli olan budur. Emniyet kemerinin olmadığı yerde siz çalışır mısınız? Bugün o şantiyede emniyet kemeri var ise ne mutlu bize. Sadece bu şantiye de değil işçilerin mücadelesi iş ve işçi güvenliği önlemlerinin alınmasına ve işçilerin yaşamasına imkan sağlıyor. İşçiler gündem olacaksa yaşayarak gündem olsun” diyerek iş ve işçi güvenliğinin önemine vurgu yaptı.

Ömer ÇELİK

Başka bir inşaat işçisi olan Sedat Kaya da sadece güvenli çalışmanın işçileri yaşattığını anlatıyor.  Kaya, “Sendikalı işçi örgütlü işçi demek, insanca çalışma koşulları isteyen işçi demektir. Patronlar bundan korkuyor çünkü içeride yırtılan ayakkabı yerine yenisi isteyecek, güvenlikli olmayan kemeri kabul etmeyecek. Kalitesiz kemer koparsa yüksekten yere çakılma ihtimalimiz var” dedi.  Kaya, “Yaptığınız binalar milyonlar değerinde bir kemerin bir ayakkabının fiyatı mı sizi batıracak! Patronları bunlar batırmayacak ama bir işçiyi yaşatacak. İnşaat işçilerinin ölümlerinde özellikle yüksekten düşme vakası çok yaşanıyor. İşte kaliteli kemerler alınsa bunlar olmayacak” diye konuştu.

Sedat KAYA

 

İŞ CİNAYETLERİNİN NEDENİ GÜVENCESİZ ÇALIŞMA

Dev Yapı-İş Genel Başkanı Özgür Karabulut, Türkiye’de en çok ölümlerin yaşandığı iş kollarından birinin inşaat sektörü olduğunu ve burada sendika örgütlenmesinin az olduğuna dikkat çekiyor. Yaz mevsimi nedeni ile tarımda da ölümlerin çok olduğuna dikkat çeken Karabulut, “Tüm ölümlerin esas nedeni işçilerin örgütsüz oluşudur. Güvencesiz çalışma koşulları işçileri hak gasplarına uğrattığı için maalesef işçiler hayatlarından oluyor. Ölen her işçi sadece istatistikî bir veri değil, bir hayat, bir hikaye, anne, baba, evlattır. İş cinayetlerinin en çok yaşandığı yerlere baktığımız da genelde güvencesiz örgütsüz iş yerleri olduğunu görüyoruz. Ne zaman ki orada sendika örgütlenir ve güçlü işçi hareketi iş yerinde ortaya çıkar o zaman iş güvenliğinden işçi güvenliğine sorunlar en aza iniyor. Bunu geçmiş iş yeri örgütlenmelerinde çok net görüyoruz” diye konuştu. Karabulut, iş cinayetlerinin olmaması için örgütlülüğün önemine dikkat çekerek işçileri sendikalı olmaya davet etti.

Özgür KARABULUT

 

COVİD-19’DA İŞÇİLER HAYATLARINI KAYBETTİ

İSİG Meclisi Sözcülerinden Murat Çakır, Türkiye ekonomisinin inşaat sektörü üzerinden yürüdüğünü, buna bağlı sektördeki güvensiz çalışma koşullarının fazla olması nedeni ile iş cinayetlerinde artış olduğunu, ölen her işçinin sadece istatistikî bir veri olmadığını ve birer yaşam olduğunu vurguluyor. Mevsimin yaz sonlarına doğru geldiği hatırlatmasını yapan Çakır, son üç aydır tarım sektöründe işçi ölümlerinde ciddi bir artış olduğunu vurguluyor. Çakır, geçtiğimiz yılın çoğu zamanı kapanma ve kısıtlamalar ile geçtiğini bu nedenle de iş cinayetlerinde inşaat sektöründe görece bir azalma meydana geldiğini bunun da nedeninin daralan ekonomi olduğuna işaret etti. Sektörün yeniden canlanması ile iş kazaları ve iş cinayetlerinin başladığına da vurgu yapan Çakır, güvencesiz çalışan iş yerlerinde kaza ve cinayetlerin fazla olduğunu belirtti. Bu yıl kısıtlamaların sona ermesi ile iş cinayetlerinde inşaat sektöründe artış gözlemlediklerini ve hemen hemen her gün ise bir işçinin hayatını kaybettiğini dile getiren Çakır, “Geçtiğimiz yıl tarımda iş cinayetleri hiç durmadı. Kısıtlamalara rağmen bir şekilde tarımın işlemesi gerekiyordu ve bu yüzden de tarımda işçi cinayetleri yaşandı. Bir de şunu söylemekte fayda var. Covid-19 bir iş ve işçi sağlığı sorunudur. Ve baktığımızda pandemi de en çok hayatını kaybedenler emekliler, emekçiler olmuştur. Zenginler patronlar bir şekilde evlerinde bundan korunarak zaman geçirdi. Zaten bir ünlü patron öldüğünde bu gazetelere haber oluyordu. Fakat ölümlerin büyük çoğunluğu hatta yüzde 90’ından fazlası emekçiler olmuştur. İş cinayetleri bir sistem sorunudur. Hiçbir zaman bitmez ama en aza indirgenebilir. Bu da sadece işçi örgütlenmeleri ile olabilir” değerlendirmesinde bulundu.

 

Çakır son olarak ise çocuk işçi ölümlerine dikkat çekerek şunları söyledi: Kamuoyunda maalesef artık bir kanıksanama var. Soma’da 301 işçi hayatını kaybetmişti. Güçlü bir toplumsal işçi sınıfı hareketi olmadığı için ve toplumsal bir refleks net olarak gösterilemediği için devam eden süreçte kitlesel iş cinayetleri devam etti. Ve halen de devam ediyor. Toplumda maalesef şuan bir kanıksama var. Sadece geçen yıl 68 çocuk işçi hayatını kaybetti. Ölen çocuk olunca kamuoyu farklı bir refleks gösteriyor. Bu kanıksanma hali bugün sadece çocuklarda değişiyor. Fakat genel kanıksama sadece güçlü bir işçi hareketi ile olacaktır.

Kaynak: Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı