Hüznün ve isyanın sesi: Mohsen Namjoo
Haber
25 Şubat 2021 - Perşembe 17:19
 
Hüznün ve isyanın sesi: Mohsen Namjoo
Müzisyen Mohsen Namjoo, nam-ı diğer İranlı Bob Dylan, müziğin her alında var olan, setar sanatçısı, söz yazarı, şarkıcı ve müzik bilimcisi olarak biliniyor. İran müziğini alışılmayan bir şekilde yorumlayan Namjoo, sadece farklı sesiyle değil sıra dışı hayatı ile de adından söz ettiriyor.
Eğitim Haberi
Hüznün ve isyanın sesi: Mohsen Namjoo

FERSUDE - İranlı Bob Dylan olarak da bilinen Mohsen Namjoo, müziğin her alında var olan, setar sanatçısı, söz yazarı, şarkıcı ve müzik bilimcisi. 42 Yaşındaki sanatçı geleneksel İran ezgilerini caz, blues ve rock ile harmanlayarak müziğe acem-blues gibi bir tür kazandırdı ve bu türün ilk örneklerini sundu.

 

Klasik Fars şiirlerini batı müziğiyle yorumlayarak ortaya çıkardığı bu müzik türü dünyada büyük ses getirdi. Yolu İstanbul’a da düşen Namjoo, sesiyle olduğu kadar sıra dışı hayatı ile de adından söz ettiriyor.

 

İşte İran’ın yasaklı sanatçısı Mohsen Namjoo’nun hayatı…

 

12 YAŞINDA BABASINI KAYBETTİ

19 Ağustos 1976’da dünyaya gelen Mohsen Namjoo, İran‘ın Meşhed şehrinde geleneksel yapıdaki bir aile içerisinde büyüdü. Edebiyat ve müziğe olan ilgisi daha çocukluğunda başlamıştı. Okuldaki sanat etkinliklerinde aktif olarak rol alıyordu. Daha 12 yaşında iken babasını kaybedince annesi ve abileri onu müzik okuluna göndermeye karar verdi. Burada Nasrullah Nasehpur tarafından eğitildi.

 

Namjoo’nun büyüdüğü ve 12 yaşında geleneksel İran müziği eğitimi almaya başladığı şehir Meşhed’de konser vermek yasaktı. Bu yüzden Namjoo, müzik olgusunun ‘halka açık’ ve ‘yer altı’ olarak ikiye ayrıldığını söylüyor.

 

Ailesinin karşı çıkmasına rağmen profesyonel olarak müzik yapmaya karar verdi ve müzik eğitimine Tahran Üniversitesi'nde devam etmek için Tahran'a taşındı. Giriş sınavını kazanmak için bir enstrüman çalmayı bilmesi gerekiyordu. Malî durumu nedeni ile gücü ancak bir setar almaya yetmişti. 1994 yılında üniversiteye girdi. Burada ağırlıklı olarak müzik ve tiyatro eğitimi aldı.

 

Üniversitedeki klasik öğretim sisteminden memnun değildi. Klasik, geleneksel İran müziği ile yakından ilgilendikten sonra denemelere başladı ve bu geleneksel müziği modern yöntemlerle birleştirip sentez yaptı. Bu çalışmaları bazı kesimler tarafından kabul görmedi ve çok sık zorluklarla ve engellemelerle karşı karşıya kaldı.

 

ŞARKILARININ TARZI NEDENİYLE ÜNİVERSİTEDEN ATILDI

İran müziğini alışılmamış bir şekilde uygulaması ve şarkılarının değişik tarzı nedeni ile, üçüncü yılında üniversiteden atıldı. Üniversiteden atıldıktan sonra Tahran'da üç konser verdi. 2000 yılından bu yana rock müzik ve caz onun için önemli hale geldi. Bu iki müzik türünü geleneksel İran müziği ile birleştirdi. Bu denemeler çok kötü bir teknik ile kayda alındı. Bu kayıtların bir kısmı kopyalandı ve tüm İran'da, birçok insan tarafından sevilerek dinlendi.

 

2006 yılında özel konserler vermeye başladı ve aynı yıl Uluslararası Rotterdam Film Festivali'nde "Hotspot Teheran" konulu etkinlikte sahneye çıktı. Çok başarılı olan bu konser sonrası Hollanda radyosunda onunla bir söyleşi yapıldı ve konserden bazı eserler çalındı. İran sınırları dışında Mohsen Namjoo özellikle "Sound of Silence" isimli belgeselle tanındı. Bu belgeselde Amir Hamz ve Mark Lazarz, Namjoo ile birlikte, İran'ın diğer öncü müzisyenleri O-Hum, Hich-Kas ve Emad Bonakdar'ı da göstererek, Tahran'daki underground müziği anlatıyorlardı.

 

‘VEFAT EDEN DEDESİYLE’ DÜET YAPTI

Mohsen Namjoo, Mojir adındaki şarkısında henüz 9 yaşındayken vefat eden dedesiyle düet yaptı. Şarkının sonunda duyulan ses o sırada kanser olan dedesine aittir. Namjoo, kardeşiyle birlikte dedesinin Mojir Dua'sını okuduğu esnada sesini kaydedip, bu kaydı yıllar sonra şarkısında kullanıp dedesini onurlandırdığını söylüyor.

 

Temmuz 2009 tarihinde Şems isimli bir şarkısında Kuran'dan alıntılar yaptığı ve İran yasalarına göre ayetlerin müzik eşliğinde söylenmesi yasak olduğu için Kur'an'ı karalama suçlaması ile beş yıl hapse mahkûm oldu.

 

HARBİYE’DE KONSER VERDİ

Mohsen Namjoo, 2018 yılında İstanbul’da hayranlarıyla bir araya geldi ve Harbiye Açıkhava Konserleri kapsamında ilk kez İstanbul Büyükşehir Belediyesi Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda konser verdi. Konserde, Kürtçe, Farsça ve Türkçe şarkılar seslendiren Namjoo, aralarında ‘Khan Baji’, ‘Dele Zaram’, ‘Ey Sareban’, ‘Zolf Bar Bad Made’ ve ‘Shirin Shirinam’ın bulunduğu sevilen eserlerinin yanı sıra, Türkçe olarak daha önce Sezen Aksu’nun seslendirdiği ve Aysel Gürel’in sözlerini kaleme aldığı ‘İstanbul Hatırası’ adlı şarkıyı söyledi.

 

The New York Times tarafından ‘İran’ın Bob Dylan’ı olarak gösterilen ve İran ve Batı müziğini kendine has yorumuyla harmanlayan sanatçıya, konserde İranlı ve Türk hayranları yoğun ilgi gösterdi.

 

Uzun süredir Amerika’da yaşayan Namjoo yeni şarkılar üzerinde çalışmaya devam ederken bir yandan New York’un prestijli okullarında müzik bilimcisi olarak dersler veriyor. ( Cumhuriyet )

Kaynak: Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı