2022 Newrozu'nun startı verildi: Newroz ruhuyla şimdi kazanma zamanı
Haber
10 Mart 2022 - Perşembe 09:24
 
2022 Newrozu'nun startı verildi: Newroz ruhuyla şimdi kazanma zamanı
Bu yıl 72 ayrı merkezde “Şimdi Kazanma Zamanı” şiarıyla kutlanacak olan Newroz’un startı Diyarbakır’dan verildi. Kürdistan İttifak Çalışma Grubu tarafından açıklanan deklarasyonda, “Newroz’la kendisini yeniden yaratan Kürt halkı zafere kilitlenip özgürlüğü kazanmaya her zamankinden daha fazla yakındır” denildi.
Siyaset Haberi
2022 Newrozu'nun startı verildi: Newroz ruhuyla şimdi kazanma zamanı

FERSUDE - Bu yıl 72 ayrı merkezde “Şimdi Kazanma Zamanı” şiarıyla kutlanacak olan Newroz’un startı Diyarbakır’dan verildi. Kürdistan İttifak Çalışma Grubu tarafından açıklanan deklarasyonda, “Newroz’la kendisini yeniden yaratan Kürt halkı zafere kilitlenip özgürlüğü kazanmaya her zamankinden daha fazla yakındır” denildi. 

 

 
Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP), bu yıl ki Newroz kutlamalarının startını vermek üzere Diyarbakır’da toplandı. Deklarasyon metni açıklanacağı buluşmaya, DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, DBP Eş Genel Başkanları Saliha Aydeniz ve Keskin Bayındır, HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar ve TJA aktivisti Emel Temel katıldı. Kürdistani İttifak Çalışması’nda yer alan Kürdistan Komünist Partisi (KKP), KDP-Bakur, Azadî Partisi, İnsan ve Özgürlük Partisi (PİA), Devrimci Demokratik Kürt Derneği (DDKD) genel başkanları da buluşmada yer aldı. İstanbul’da bulunan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın ise hava muhalefeti nedeniyle kente gelemediği öğrenildi.
 
 
 
“Dem dema serkeftinê ye (Şimdi Kazanma Zamanı)” şiarıyla 72 ayrı merkezde kutlanacak olan Newroz’un startı, açıklanan deklarasyonla verildi. Deklarasyonun Kürtçesini DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, Türkçesini ise PİA Genel Başkanı Mehmet Kamaç paylaştı. 
 
 
Kürdistan İttifak Çalışma Grubu imzasıyla yapılan açıklama şöyle:
 
 
“Newroz ruhuyla şimdi kazanma zamanı
 
 
Başta Ortadoğu, Kafkasya olmak üzere Asya’nın farklı coğrafyalarında birçok halk; Newroz’u baharın gelişi, tarihsel, dinsel, inançsal ve kültürel varoluş günü olarak kutlamaktadırlar. Newroz’un başka halklarca benimsenip kutlanması kendi içinde ayrı bir anlam ve güzellikle, farklı coğrafyalarda farklı içerikler katarak zenginleştirmiştir.
 
 
Zalimin zulmüne karşı, isyanın ateşinin yakıldığı gün 
 
 
Demirci Kawa’nın zalim Dehak’ı öldürmesi ile Kürtler her yerde zafer ateşini yakarak, o günü Newroz Bayramı olarak kutladılar. Böylece Kürt halkının hafızasında bin yıllara dayanan tarihsel kökleriyle Newroz; zulme, zorbalığa karşı mücadelenin zaferle sonuçlandığı günün bayram ilan edilmesiyle yer etmiştir. Zalimin zulmüne karşı isyan ateşinin yakılarak zaferle taçlandırdığı günün adı Newroz olmuştur. 
 
 
Kürtler Newrozlaştı, Newroz halklaştı
 
 
Kürtler binlerce yıllık emek, bedel, kan, gözyaşıyla Newroz’u ulusal diriliş ve direniş günü haline getirmişlerdir. “Kürtler Newrozlaşmış, Newroz da halklaşmıştır.” Newroz Kürt halkının varlığının özgür, demokratik yaşama iradesinin ifadesidir. Demirci Kawa tarafından yakılan direniş ateşinin sıcaklığı ve aydınlığı bugün Çağdaş Kawalar tarafından Kürdistan halkına ve tüm insanlığa taşınmaktadır. Kawa’nın zulme karşı başkaldırısıyla, elde ettiği zaferin halkımızın bilincinde yer etmesiyle Newroz, her yıl daha kararlı ve coşkuyla bayram olarak kutlanan bir gün olmuştur. Doğanın yeniden uyanışıyla birlikte Newroz, Kürt halkı için “Özgürlük benim kimliğimdir” haykırışına dönüştü. Bu tarihsel bilinçle, zincirli bir coğrafyanın kan ve barut kokan bu güzelim topraklarında yeni bir Newroz’a merhaba diyoruz.
 
 
Savaş siyasetine karşı barış barikatı
 
 
2022 Newrozu’nu, faşizmin ve sömürgeciliğin bizleri koyu karanlığına hapsetmeye çalıştığı bir dönemde karşılıyoruz. Dünyada, Ortadoğu’da ve Kürdistan’da zulüm ve baskılar tırmanıyor. Bunun karşısında direnişin de tüm ihtişamıyla yaşandığı tarihi bir süreci de yaşıyoruz. Kapitalizm, yaşadığı derin kriz ve kaostan çıkışını yeni savaşlar üreterek aşmaya çalışıyor. Afganistan, Irak, Suriye, Libya üzerinden yaşanan uzatmalı vekâlet savaşları, Ukrayna’da tarafların doğrudan savaşıyla hegemonya mücadelesi yeni bir boyut kazandı. Savaş halkların yıkımıdır ve “savaşa hayır” diyerek halkları kendi devletlerinin savaş siyasetine karşı barış barikatını örmeye çağırıyoruz. Çözüm; savaşın hızla sonlandırılması ve Ukrayna’nın Batı ile Rusya arasında tarafsız barış köprüsü olabilmesidir.
 
 
 
Saldırılara son verelim
 
 
Neo-Osmanlıcılık hayalleriyle Kürtlere karşı topyekûn savaş konseptini sürdüren AKP-MHP iktidarı, Rojava’yı ve Güney Kürdistan’ı işgal ve ilhak politikalarını yürütmektedir. Dünyanın gözü önünde kimyasal silah kullanarak insanlığa karşı suç işlemektedir. Halkımızın büyük bedellerle elde ettiği kazanımlarını yok etmek için Güney’den Şengal’e, Maxmur’dan Rojava’ya kadar bir bütün olarak Kürdistan coğrafyasına yönelik hava saldırılarını aralıksız sürdürmektedir. Öncelikle bu saldırıları şiddetle kınıyor ve bu saldırılara son verme çağrısında bulunuyoruz. 
 
 
Halkın talebi, 'ulusal birlik’
 
 
Ne yazık ki bu saldırılar aynı zamanda Kürt siyasetinin parçalı oluşundan güç almaktadır. Kürt partilerinin ve güçlerinin ulusal hassasiyet ve ulusal çıkarlardan uzak tutum ve politikalarından vazgeçmesi halkımızın öncelikli talebidir. Kürt halkına yönelik sömürgeci, şovenist saldırganlık karşısında; “Gün ulusal birlik günüdür” şiarıyla parti ve hareketlerimizi ulusal birliğimizi oluşturarak kazanımlarımızı korumaya çağırıyoruz.
 
 
Öcalan'a özgürlük
 
 
Barış ve çözüm çabalarına rağmen Sayın Öcalan, 24 yıldır İmralı Cezaevinde hukuk dışı bir tecrit ve işkence sisteminde tutulmaktadır. Bu insanlık suçudur. Tecrit politikalarıyla ölüm evlerine dönüşen zindanlarda başta hasta tutsaklar olmak üzere tüm siyasi rehineler ölüme terk edilmiştir. İnfazı biten siyasi tutsakların tahliyeleri keyfi bir şekilde engellenirken hasta tutsaklar için zindanda kalabilir raporu veren Adli Tıp Kurumu’nun kararları siyasi olup hukuk dışıdır. Bizler başta Sayın Öcalan olmak üzere tüm hasta ve siyasi tutsakların bir an önce özgürlüklerine kavuşması için hükümeti adım atmaya çağırıyoruz.
 
 
Anadil Kürtlerin kırmızı çizgisi!
 
 
Kayyım adı altındaki gasp rejimiyle Kürt halkının iradesi başta olmak üzere dili, kimliği ve kültürüne karşı soykırım politikaları sürdürülüyor. Ortadoğu’nun kadim dillerinden olan Kürtçe, yüzyılı aşkındır alenen yasaklanmış durumda. Bu inkâr ve yasakçı zihniyetin son halkası AKP iktidarıdır. AKP-MHP yönetimi bir taraftan devletin resmi kanalında Kürtçeyi, Kürt halkı ve siyasetine karşıt propaganda aracı yaparken, diğer taraftan seçmeli dersi bir lütufmuş gibi sunuyor. Anadilde eğitim Kürtlerin en büyük talebi olup hiçbir koşulda vazgeçmeyeceği kırmızı çizgisidir! Bizler Kürt dilinin ilkokuldan üniversiteye kadar eğitim dili olmasını savunuyor ve bunun için mücadelemizi sürdüreceğimizi bir kez daha deklare ediyoruz.
 
 
‘AKP ömrünü uzatmak istiyor’
 
 
AKP-MHP iktidar bloğunu özel savaş politikaları dâhil Kürt halkının kazanımlarına karşı içerde ve dışarıda yürüttüğü topyekûn savaş, derin ekonomik kriz ve toplumun siyasi kutuplaşmasına yol açmıştır. Ülkenin tüm olanakları savaşa seferber edilmiş ve bu savaşın ağır yükü halkların, kadınların, emekçilerin, işçilerin sırtına yüklenerek toplum açlığa mahkûm edilmiştir. Yaşadığı iflas ve yenilgiyi örtmek için kumpas davalarla HDP’yi kapatmak ve genelde örgütlü Kürt demokratik siyasetini etkisiz kılmayı hedefleyerek kendi siyasi ömrünü uzatmak istemektedir. Ancak sonucu belirleyen her zaman olduğu gibi yine direnenler olacaktır. Kesintisiz süren saldırılara karşı amansız direnen Kürt halkı ve dostları, saldırıları boşa çıkarmıştır, çıkaracaktır.
 
 
Tüm bu saldırılar aynı zamanda bizlere sorumluluklarımızı da hatırlatmaktadır. Bizler çıkışı, Kürdistan ulusal demokratik birliği yolunda attığımız adımları geliştirip kalıcılaştırmakta görüyoruz. Bu adımla Kürdistan ulusal özgürlük mücadelesini omuzlarken, Türkiye’nin demokratikleşmesine de katkı vereceğimize inanıyoruz.
 
 
‘Kürtler özgürlüğünü kazanmaya hazır’
 
 
Böylesi tarihi bir süreçte, 2022 Newrozu’nu “Şimdi kazanma zamanı” şiarıyla karşılıyoruz. Newroz baharın başlangıcı, yeni umut ve özlemlerin, büyük başarıların günüdür. Newroz’la kendisini yeniden yaratan Kürt halkı zafere kilitlenip özgürlüğü kazanmaya her zamankinden daha fazla yakındır.
 
 
Özgürlük ve zafer newrozu
 
 
2022 Newroz’unu özgürlük ve zafer Newroz’u olarak kutlayacağız. Tüm halkımızı Newroz ateşi etrafında kenetlenmeye, coşkumuzu, öfkemizi, isyanımızı büyüterek özgürlük taleplerimizi haykırmaya ve bulundukları her yerde Newroz’u kutlamaya davet ediyoruz. 8 Mart’ta açığa çıkan kadın direniş ruhunu Newroz’da özgürlük ruhuyla büyüterek zafere ulaştırmak için herkesi alanlara akmaya, Newroz’u coşkuyla kutlamaya çağırıyoruz.
 
 
Tarihsel özgürlük ve zafer Newrozu Kürtlere, Kürdistanlılara ve tüm halklara kutlu olsun.
 
 
Yaşasın Kürt halkının Diriliş ve Direniş bayramı Newroz.
 
 
Newroz pîroz be!”
Kaynak: Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı